17 Şubat 2013 Pazar

KABİR HALLERİ

Kabirde Münker ve Nekir isimli iki melek gelir. Ölüye "Men rabbüke ve men nebiyyüke ve mâ dînüke"; Rabbin kim, peygamberin kim, dinin ne" diye sual sorarlar.

Mü'minler "Rabbiyallâh ve nebiyyî Muhammed Aley-hisselâm ve dîniye'l-İslâm: Rabbim Allâh, peygamberim Muhammed aleyhisselâm, dînim İslâm' diye cevap verirler. Kabirde, sâlih mü'minlere cennet nimetleri, kâfirlere ve bazı âsî mü'minlere cehennem azâbı olacağı hakkında hadîs-i şerîfler vardır.

Peygamberimizin ve onun cemaati olan Ashâb-ı kirâmının ıtikadları üzere olan Ehl-i Sünnet ve cemâat mezhebine göre kabirde suâl vardır. Bazı insanlara sevâb, bazılarına azâb hak olduğuna inanmak lâzımdır.

Bazı sapık fırkalann kabirde 'İnsanın vücûdu çürümüş, bilhâssa yanıp kül olmuş yahud eti vahşi hayvanlar tarafından yenilmiş ölüye nasıl suâl-cevâb düşünülebilir.' diye inkâr etmeleri kabul edilemez. Nitekim uyuyanın yanındaki uyanık kimse onu sâkin ve şuursuz yatar zanneder. Halbuki o uyuyan rüyasında öldürme, vu-ruşma ve havada uçmak gibi korkutucu işlerle uğraşır. İlâhî kudreti düşünen kimse bu gibi işleri uzak görmez.

Allâhü Teâlâ'nın şehîdler hakkındaki -meâlen- "Ve sakın Allâh yolunda katledilenleri ölmüş sanma. Ha-yı/, hep hayattadırlar, Rablerinin katında yaşarlar." (Al-i Imrân sûresi, 169) âyet-i kerimesi kabirde nimeti beyân buyurmaktadır.

Firavun ve adamlan hakkındaki "Azâb ateşdir ki on-lar sabah akşam ona arz olunur dururlar, Kıyâmette onlara melekler_ 'ey al-i Fir'avn en şiddetli azâba girin' derler." (Gâfir sûresi, 46) meâlindeki âyet-i kerî-mesi kabir azâbını bildirmektedir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Kabir ya cennet bahçeîerinden bir bahçedir veya cehennem çukur-larından bir çukurdur." meâlindeki mütevâtir hadîs-i şerîfleri ve kabir azâbından Allâh'a sığtndığı duâların çokluğu kabir hallerine inanmağı îcâb ettirir

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder